İremAy Akademi | İyilik Yap
12622
post-template-default,single,single-post,postid-12622,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-theme-ver-2.1.1,wpb-js-composer js-comp-ver-4.11.2.1,vc_responsive

İyilik Yap

İyilik Yap

12:11 08 Şubat in Genel
0 Comments

“İyilik ne kadar gizliyse o kadar hayırlıdır.” “Fedakârlık yapıyorsanız, yalnız gönlünüzde kalmamışsa, dilinize düşmüşse iş, o yine kendinizi düşündüğünüzdendir. İyilik yapıyorsanız sizde kaldıkça iyiliktir.”

Rehber Varlık

Çoğumuz zaman zaman birilerine iyilik yaparız, ama ille de bunu başka bir kimseye anlatıp, gizlice takdir edilmeyi bekleriz.

Neden mi?

Cömertliğimizi ve iyiliğimizi bir başkasına anlatmak bize kendimizi çok düşünceli bir insan olarak hissettirdiği gibi, ne kadar iyiliksever olduğumuzu ve iyilik görmeye ne denli layık olduğumuzu da hatırlatır.

Yapılan her türlü iyilik güzeldir, bununla beraber bunu yaptıktan sonra hiç kimseye anlatmamanın çok daha büyülü bir yanı vardır, insan başkalarına bir şey verdiği zaman daima kendini iyi hisseder. Yaptığımız iyiliği başkalarına anlatarak bu olumlu duyguyu sulandırmaktansa, kimseye bahsetmeyin ve olumlu duygunun tümü sizde kalsın.

Gerçekten de insan bir şey vereceği zaman karşılık beklemeden vermelidir. Yaptığınız iyiliği başkalarına anlatmazsanız, tam anlamıyla karşılık beklemeden vermiş olursunuz; ödülünüz de, bu davranışın sizde yaratacağı gönül sıcaklığıdır. Bir daha birisine bir iyilik yaparsanız, bunu kendinize saklayın ve verme eyleminin sevinçli keyfini yaşayın.

iyilik yap,denize at balik bilmezse halik bilir tarzinda bir hikaye  İskoçya’da adı Fleming olan yoksul bir çiftçi yaşıyordu.

Bir gün tarlada çalışırken bir çığlık duydu. Hemen sesin geldiği yere koştu. Beline kadar bataklığa batmış bir çocuk, kurtulmak için çırpınıp duruyor, yardım istiyordu. Çiftçi, çocuğu bataklıktan çıkardı, ölümden kurtardı.

Ertesi gün Fleming’in evinin önüne gelen gösterişli arabadan şık giyimli biri indi .

Çiftçinin kurtardığı çocuğun babası olarak kendini tanıttı ve “Oğlumu kurtardınız, size bunun karşılığını vermek istiyorum” dedi.

Yoksul ve onurlu Fleming, “Kabul edemem” diyerek ödülü geri çevirdi. Tam bu sırada kapıda çiftçinin küçük oğlu göründü, “Bu senin oğlun mu?” sorusuna çiftçi gururla, “Evet!” dedi.

Kurtarılan çocuğun babası, “Gel seninle bir anlaşma yapalım” dedi. “Oğlunu bana ver, iyi eğitim almasını sağlayayım. Eğer karakteri babasına benziyorsa, ileride gurur duyacağın bir kişi olur.”

Bu konuşmalar sonunda Fleming’in oğlu iyi bir eğitim gördü. Londra’daki St. Mary’s Hospital Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve tüm dünyaya adını Pensilin’i bulan Sir Alexander Fleming olarak duyurdu.

Bir süre sonra, aristokratın oğlu zatürreeye yakalandı. Onu ne mi kurtardı?

Penslin!

Tarihe altın harflerle adını yazdırmış olan kişiye ait hikaye olduğu için sizlerle paylaşmak istedim ki; siz zaten bu hikayeyi biliyordunuz.

İyilik yapmak vicdan işi. İyilik yaparda kendine saklarsan mutlaka ki bir gün karşılığı sana daha fazla katıyla geri dönecektir. Diğer türlüsü , sanki bir anlaşma gibi. Öyle değil mi? Ben senin için bunu yaptım demenin altında yatan mesaj; senden de karşılığını illaki bekliyorum.  Demektir.

Yaşlı kızılderili reisi kulubesinin önünde torunuyla oturmuş, az ötede birbirleriyle boğuşup duran iki kurt köpeğini izliyorlardı. Köpeklerden biri beyaz, diğeri ise siyahtı.

Çocuk kulübeyi korumak için bir köpeğin yeterli olduğunu düşünüyor, ikinci köpeğe neden ihtiyaç olduğunu ve renklerinin neden illa siyah ve beyaz olduğunu anlamak istiyordu.

Dedesine merakla sordu. Yaşlı reis bilgece gülümsemeyle torununun sırtını sıvazladı.

-”Onlar” dedi, ”benim için iki simgedir evlat.”

-”Neyin simgesi” diye sordu çocuk.

-”iyiliğin ve kötülüğün simgesi. İyilik ve kötülük içimizde sürekli mücadele eder durur. Onları seyrettikçe ben hep bunu düşünürüm. Onun için yanımdalar onlar.”

Çocuk; ”mücadele varsa kazanan da olmalı”

diye düşündü ve bitmeyen sorulara bir yenisini ekledi;

-Peki, dedi. ”Sence hangisi kazanır bu mücadeleyi?”

Yaşlı reis, derin bir gülümsemeyle baktı torununa.

-Hangisi mi evlat?

-Ben hangisini daha iyi beslersem!

Ben bu hikayeyi alkımdan çıkartmamayı kendime ilke edinmişim ki, etkiye tepki vereceğim o son saliselik anlarda beni nereye hizmet etmem gerektiğini hatırlatsın diye. Sizlerle paylaşmak istedim ki belki size de bir faydası olur.

İyilikle kalın,

Hülya ÇİZİKMAN

[email protected]

İremAY Akademi kurucusu, Yaşam Koçu, Eğitmen, Yazar

No Comments

Post A Comment